Sponsor Bağlantılar


Bilge Sözleri

Dost; göze sezdirmeden gözyaşı silendir.

Yitirdiğin her şeyde kazandığın bir şey var; kazandığın her şeyde biraz yitirdiklerin. Bu yüzden birileri hep ısınıp dururken dinmez üşümelerin.

İnsanlık çok ilerledi. Artık görünmüyor.

Keşkelerin yeri yok artık gönlümde. Eyvallah deyip gitmesini de bilirim, Allah büyük deyip susmasını da.

Baktın olmuyor, bakmayacaksın.

İnsanoğlu naziktir; ağır sözü kaldırmaz. Eşek dersin kızar da; sırtına bin, aldırmaz.

Her şey geçmişte kalıyor, ama hiçbir şey geçmiyor!

Adam: -Ne kadar güzelsiniz. Kadın: -Ne yazık ki ben sizin için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Adam: -Öyleyse siz de benim yaptığımı yapın; yalan söyleyin…

Âlim ile sohbet mercan incidir, cahil ile sohbet her gün bir can incitir.

Tek kişilik yalnızlıktan bir şikâyetim yok Allah’ım! İki kişilik yalnızlıktan sana sığınırım.

Bakma cahilin sözüne bilse iyisini söyler.

Büyük bir zat der ki; eşimle tanıştığım ilk gün, diğer bütün kadınların cenaze namazını kıldım.

Başkasının öptüğü dudaklarda kendine ait cümleler arama.

İlginçtir kadınlar adam gibi sevenlere asla gönül vermezler gider kardan adamlara aşık olurlar hem de güneş açıncaya kadar bir aşk yaşayacağını bile bile!

Eğer yalnızlık çok zorsa bu var olmanın kesin şartıdır.

Dostuna da düşmanına da yardım et çünkü o zaman dostunla daha yakın dost düşmanınla da dost olursun.

Aşk namaz kılmaya benzer, niyet ettikten sonra etrafa bakılmaz!

Harikulade şeyler ancak, içlerindeki bir şeyin koşulların üzerinde olduğuna inanma cesaretini gösterenler tarafından yapılmıştır.

Nur içinde yat kalbim, ben katilini çok sevdim.

Sponsor Bağlantılar


İçi başka, dışı başkalardan; dili başka, kalbi başkalardan; hem kendini hem de başkalarını kandıranlarından sana sığınırım…

Aşk’ın değeri; gelirken verdiği mutlulukla değil. Giderken bıraktığı acıyla anlaşılır.

Canlıları sevip eşyaları kullanmak yerine, canlıları kullanıp eşyaları seven türe “insan” denir.

Her gayesiz hareket bir şaşkınlıktır.

Giden midir terk eden, yoksa kalan mı? Şair der ki, kalan gidenin gitmesine ses çıkarmıyorsa, çoktan terk etmiştir.

En sağır edici ses acı çeken bir kadının suskunluğudur…

Hayatın kurallarını değiştirebilecek kadar güçlü değilim, ama kurallara boyun eğmeyecek kadar güçlüyüm.

Nokta kadar menfaat için virgül kadar eğilme!

Beni sevenlere işte tebessümüm ve benden nefret edenlere iç çekişim. Ne olursa olsun başımın üstündeki gök, ve işte kaderle boy ölçüşecek yüreğim.

Bir anne evladını 9 ay karnında, 3 – 5 sene kucağında ve ömür boyu kalbinde taşır.

Olgunluğun anahtarı sır tutmada saklıdır. Sırrını! Olgun insana söylersen seni aziz eder. Olgun olmayana söylersen rezil eder.

Her şey sen olsun şu dünyada ve olmasın sen olmayan dünya da.

Bir ilişkide güvensizlik varsa oradaki sevgi yalandır. Ve güvenilmek, sevilmekten daha büyük bir iltifattır.

Mutlu ya da mutsuz olmanız, bir şeye bağlıdır; düşünce biçiminize.

Günün adamı olmaya çalışma, hakikatin adamı olmaya çalış. Çünkü gün değişir, hakikat değişmez.

Bugünü düne ağlayarak geçiren kişi, yarını da bugüne ağlayarak geçirir.

Beni mahveden şey, bana yalan söylemiş olman değil, sana bir daha inanmayacak olmam.

Görücü usulü bir aşk istiyorum; görünce göresim gelsin, görmeyince ölesim.

Ey gönül. Sen sen ol, kimsenin gönlünü yıkma. Dikenin ucuna çık da, edep çizgisinden çıkma.

Başarı insana belki çok şey öğretmez, fakat başarısızlık çok şey öğretir.

Keşkeklerim yoktur benim. Ne yaşadıysam ders alırım. İyide benimdir, kötü de. Avutmaya çalışmam kendimi; acizlerden değilimdir.

Aşk, sen başkasın ile başlar. Hepiniz aynısınız ile biter.

En büyük felaket günahların ağırlığı altında ezilerek ümitsizliğe düşmektir.

Hayat asla sahnelenemeyecek bir oyunun sonsuz tekrarından ibaret.

Gitmek için bahane aradığımı sanırdın ya, yanıldın! Gitmeye bahanem çoktu da, hep kalmak için bahane aradım, ama yoktu!

Aşk kalpten, dost sırttan vurur. Kalbin iyileşir ama sırtın hep kambur kalır.

Konuşma mini eteğe benzer: Merak uyandıracak kadar uzun, sıkmayacak kadar kısa olmalıdır.

Başarı istediğini elde etmek, mutluluksa elde ettiğini sevmektir.

Başarının ne olduğunu bilmiyorum! Fakat başarısızlık herkesi mutlu etmeye çalışmaktır.

En büyük zaman hırsızı kararsızlıktır.

Soğuktan üşümenin çaresi sobaya atılan iki odundur. Yalnızlıktan üşümenin sebebi terk eden bir odundur.

Eğer mutluluk içinde yüzüyorsanız, dikkatli olun, boy olan derinlikde durun.

Önce para kazanmak için sağlığını verir, sonra da kaybettiği sağlığına kavuşabilmek için parasını.

Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar, sonra ölür de hiç yaşamamış gibi olur.

Hayata hazırlanmaya ömrünü verir, fakat o hayatını yaşamaya fırsat bulamaz.

Yarınını o kadar düşünür ki, bugünü elinden kaçırdığını hiç fark etmez.

Kötü duygular ömür yıpratır, güzel duygular sevgi yaratır, kötü insanlar kapı kapatır, iyi insanlar kendini aratır.

Ben şimdiye kadar, yürek acısına kulaktan şifa verildiğini duymadım.

Hayatta üç şeyi iki kere düşün, kırmadan önce bir kalbi, çarpmadan önce bir kapıyı ve bitirmeden önce sözünü!

Sevgi varsa, taşıdığın yükün ağırlığı vız gelir. İhanet varsa, akıttığın bir damla yaş bile fazla gelir..

Nehir gibidir insan, sadece yüzüyle bilinir. Derininde ne saklar, yüreğinde neler akıp gider, söylemez sessizce akıp gider.

Gitti demeye dilim varmıyor, her sorana ben kaldım diyorum.

Hayatta duygularını ve sevdiğini söylemeyi erteleme. Çünkü hayat planladığın gibi gitmeyebilir, yarın hiç olmayabilir.

Kimseyi, yorganın altında gözyaşlarınızı pijamanızın koluyla silecek kadar sevmeyin.

Yitik umutlarımıza yeni düşler ilave etmek yerine, bir an önce ayarsız dünyamızı tamir etmeye baksak daha iyi olur.

Hiç kimse vazgeçilmez değildir, vazgeçtiklerim bunu iyi bilir.

Birilerinin mutluluğunu yazmak için kalem olamıyorsan, bazılarının hüznünü kaldırmak için hoş bir silgi olmayı dene.

Gerçek dost, hatalardan dolayı dostluğu bitiren değil dostluğun hatırına hataları bitirendir.!

Dumanı olmayan ateşler icat ettim, kimse bilmesin diye yangınlarımı. Temize çektim tüm yenilgilerimi. Şimdi susuyorum en çöl yanımla. Şairim konuşuyor: Aşk’a, ayrılığa, eyvallah.

Geride bıraktıklarına odaklanırsan, önünde seni bekleyenleri göremezsin.

Dört çeşit insan vardır: Bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen: O bir aptaldır uzak dur. Bilmeyen ve bilmediğini bilen: O basit bir insandır. Öğret. Bilen ve bildiğini bilmeyen: O uykudadır. Uyandır. Bilen ve bildiğini bilen: O akil insandır. Takip et

Bir kadına ne verirseniz verin, onu daha da büyük hale getirir. Ona bir ev verirsiniz, size bir yuva verir. Ona sebze verirsiniz, size yemek verir. Ona bir gülücük verirsiniz, size kalbini verir. Kendisine verileni, çarpıp çoğaltarak geri verir… Bu yüzden ona çamur atarsanız, karşılığında bir bataklıkta boğulmaya hazır olun…

Çocuklarımızın ayaklarına bile gösterdiğimiz özen ve bakımı kafalarına göstermiyoruz. Ayaklarına uygun olsun diye, pabuçlarını ısmarlama yaptırıyoruz. Acaba, kafalarına uygun okulları ne zaman yaptıracağız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir