Sponsor Bağlantılar


Damar Mesajlar

Ve bir anda hayallerin alt üst oldu değil mi! Yalnızlığa alış, kefen bile bir kişilik.

Şimdi vur kendini. Unutulmuş bir şiirin son dizelerinde sonra yarım kalan bir şarkı ısmarla kendine. Bu kentte böyle ölünür.

Suç benim değil ki. Şiir kokuyordu bakışların. Yazmamak gözlerine ihanet olurdu.

Susmak kabullenmek değil, cevaptır. Eğer insan kısa cümleler kuruyorsa, uzun yorgunlukları vardır.

Cinayet saati neredeydin diye sorarlarsa eğer unutma; ‘Gidiyordum’ diyeceksin.

Uzaktan görenler diyor ki ”duygusuz”. Duygusuz olduğum için mi gözlerim kaç zamandır uykusuz.

“Sus” be yüreğim, bende biliyorum özlediğimi! Sus ki bilmesin özlediğimi!

Ah canım ciğerim, sevdiğim, iki gözüm, canımın cananı yâr. Tefsiri çok zor olacak ki. Okuyamadın gönlümü.

Utanılacak bir şey değildir ki ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı.

Ne garip bir muamma en çok incittiğimiz kişilerin, aslında en sevdiklerimiz oluşu ne garip değil mi?

Öyle karmakarışık bir haldeyim ki şimdi. Ağlaya ağlaya gülesim var.

Sen sevdiğin için sakın utanma, çünkü utanması gereken; sevildiğini bildiği halde sevmesini bilmeyendir.

Dönülmez akşamın ufkundayım, vakit çok geç. Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç.

Hayat sürekli bir tırmanıştır kimsenin emeğine ve yüreğine basmadan tırmanmak tırmanışın insancasıdır.

Kadın yüzünde ki sivilceleri bile fondötenle gizleyebiliyor. Sen, onun acı çektiğini nerden anlayacaksın ki.

Hassas yürekler taşıyoruz. Camdan, çatlayan, buğulanan, kırılan. Candan dost aramamız da bu yüzden, camdan anlayan.

Yaşamak uğruna ölmek bu olsa gerek, sevmek uğruna acı çekmek bu olsa gerek. Hayat uğruna savaşmak bu olsa gerek, peki ya senin uğruna üzülmek niye?

Sponsor Bağlantılar


Kan bağı neye yarar, can bağı olmadıktan sonra. Can bağıyla bağlı öyle dostlarım var ki; kan bağlarımı hiç aratmıyorlar bana.

Biliyor musun şarkılara neden “parça” deniyor. İhtiyaç duyduğunda bazıları eksik bir yanını tamamlıyor.

Artık hayat, küçükken oynadığım kutu kutu penseye benziyor nerdeyse. Çünkü herkes bir bir arkasını dönüyor sadece.

Yetimhanede yaşayan küçük bedenlerin, ranzalarına yazdıkları “anne” kelimesi kadar masum olmalı aşk.

.: http://www.oguzelsozler.com/damar-mesajlar.html

Gördüler ayrı ayrı vardıkları yerde, sonsuza dek sürecek yanlışlıklarını. Gördüler ayrı ayrı kaldıkları yerde, ayrı ayrı büyüyen yalnızlıklarını.

Dalında son bir yaprak olmaktır yaşamak ve asi rüzgâra direnmektir. Fırtına koparken bile ağız dolusu gülebilmektir her şeye inat.

Çok değişti artık devir çok, çıktı işler rayından. Karnı tok olup ”küfür” edeni de var. Karnı aç olup ”şükür” edeni de.

Bir kere girdimi aşk virüsü kanser gibi sarar, tüm bedeni ne öldürür nede güldürür, ruh bedende olduğu sürece süründürür.

Parkta salıncak sırası bekleyen çocuk gibi bekledim seni. Biraz heyecan, birazda salıncağı başkası kapacak korkusu işte.

Bilseydim dünyanın keşkelerden kurulduğunu küçükken ne olmak istiyorsun diye sorduklarında mutlu olmak istiyorum derdim!

Dünyada “her erkeğe 3 bayan düşüyor” derler ya. Doğru olanda bu. Bir erkek kalbine 3 bayan sığdırmalı. “annesi, karısı ve kızı”.

Burnumuzdan akanı, kolumuza silecek kadar cesur çocuklardık. Ne ara gözümüzden akanı köşe bucak saklar olduk?

Hani insan ağlamak ister, gözlerinden yaş gelmez, hani gülmek ister, yürekten gülmez. Hani birini bekler o hiç gelmez. İşte o zaman ölmek ister de ecel gelmez.

Nereye atsam elimi kalp kırıklıkları batıyor avuçlarıma. Her adımda taştan da ağır sözler takılıyor ayaklarıma. Duymazlıktan gelebilseydim ne ala. Bakıyorum bu senenin hasadı da hüzün, ne koyacak yerim var artık ne de toplamaya mecalim.

Dilsiz değildir suskunluk çok şey anlatır anlayana. Kelimelerin anlatamadıklarını haykırır aslında. Bir kaçış değildir suskunluk, bir bakıştan çok daha fazladır. Sessiz çığlıkların bir adım ötesidir. Hayata olan öfken, insanlara olan kırgınlığın ve daha nicesi saklıdır içinde ‘sükûnetin’. Rest çekmenin ‘asil’ halidir anlayana.

Hayat, çatlak bardaktaki suya benzer. İçsen de tükenir içmesen de. Bu yüzden hayattan tat almaya bak. Çünkü yaşasan da bitecek yaşamasan da!

Beklemeyin! Nazik olmak için, bir gülümseme beklemeyin. Sevmek için, sevilmeyi beklemeyin. Dostunuzun değerini anlamak için, yalnızlığı beklemeyin. Öğütleri hatırlamak için, düşmeyi beklemeyin. Duaya inanmak için, acıları beklemeyin.

Düşlerimde puslu bir intikam bileklerimde bayat bir intihar oysa ölünecek bir şey yokmuş sen gidince yaşanacak bir şey olmadığı kadar!

Susuyor vedalaşırken insan. Sahte gülüşlerimin içinde kayboluyorum. Şimdi söndü ışık, sustu dudağımdaki sen çalan ıslık. Sen, dünya ahret acımsın artık!

Ey gönlüm bilmezmişsin gözler sebepsiz yaşarmaz, dudaklar sebepsiz kurumaz, gönülde bir dert olmadıkça kimsenin yüzü sararıp solmaz.

Yok, bu ayrılıkların sonu geceleri beklerim aramanı saatler boyu, ne vardı sözlerinde sana böyle kanacak, yak! Resmimi giderken yoksa canın yanacak!

Güzel bir gülü, güzel bir geceyi, güzel bir dostu herkes ister. Önemli olan gülü dikeniyle, geceyi gizemiyle, dostu tüm derdiyle sevebilmektir.

Kendi kalabalığından kaçan kentler gibiyim bu gece. Zemheri bir yaşayış düşürmüşüm gözlerime. Gerisini susuyorum. Masallardan düşüyorum bu gece. Bir martının gözlerinde üşüyorum. Sonrası yok. Biliyorum.

Dünyada iki renk gül olsun, biri kırmızı diğeri beyaz, sen beni unutursan kırmızılar solsun, ben seni unutursam beyazlar kefenim olsun.

Dostluk tatile çıktı. Aşk sizlere ömür. Sabır tükendi. Anlayış sıfır. Mutluluk yok. Tebessüm hasta. Saygı raporlu. Yalan diz boyu. Adam harcamak gündemde. Seviyorum sözü son moda. Yalandan kim ölmüş ki. İnsanlığın dışında. Başımız sağolsun!

Ne yormak istedim seni. Ne de yormak kendimi. Çok çalıştım gitmeye de kalmaya da. İkisi de aynı acı, ikisi de rezil. Daha öncede gitmiştim ama böyle kalarak değil böyle kalarak değil.

Hani hep derler ya iyi olma. Bu devirde kötü ol yoksa üzülürsün diye. Bitkinin güzelliği, tohumun iyiliğinden; insanın güzelliği ise, kalbinden gelir.

Yine gecenin sensizliğindeyim. Yıldızlar kadar uzaksın bana. Öylesine istiyorum ki ellerini tutmak, gözlerine bakmak. Anladım ki son demindeyim sensizliğin.

Neden zor bu kadar seni sevmek ve bulamamak dokunmak istedikçe uzaklaşmak düşündükçe unutmak neden bu kadar zor seni sevdiği halde söyleyememek hep bir şeyler gizlemek sana sahip olacağım yerde seni kaybetmek.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir