Sponsor Bağlantılar


Duygusal Sözler

DUYGUSAL SÖZLER

duygusal sözler, özel günlerde mesaj olarak da gönderilebilir. Mesela doğum günü, evlilik yıl dönümü gibi durumlarda insanlar duygusal sözleri tercih ederler. 

Aşkın mantığı olmaz. Sakın ha! Dostum içme aşk zehrini su diye aşk pınarından, ya Ferhat gibi atlarsın kayalardan ya da Mecnun olur dolaşırsın çöllerde kahrından.

Gel seninle Dünya’yı paylaşalım; deniz senin olsun; kumsal benim. Ay senin olsun; yıldızlar benim. Ya da gel şöyle yapalım; her şey senin olsun… Sen de benim.

Dikenli tellerden bir kelepçe hazırlayın takın bileklerime kanasın, asın beni o yârin gözlerine cesedim gözyaşlarıyla yıkansın.

Bu masalar boş kalmaz gidenin yeri dolar. Bu vazolara bir şey olmaz yalnız çiçekler solar.

Sırf o mutlu olsun diye her gece dua etmekmiş. Sevmek hayatı 2 kişilik düşünmekmiş. Umutlarının karanlıklarda yok oluşunu sessizce kabullenmekmiş ve bilmekmiş artık onsuz hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını…

Tek tesellim kadehler başka bir şey istemez sarhoş etsin yeter ki rakı şarap fark etmez…

Gülmek için mutlu olmayı bekleme, belki de mutluluk gülüşünde saklıdır. Sakın ağlama gel ki bir yerlerde senin bir tek gülüşün için yaşayan biri vardır.

Düşün ki ben yağmur damlasıyım yere düştüm mü dağılırım düşünki ben bir kar tanesiyim güneşi gördüm mü eririm düşünki sen benimsin gittin mi ölürüm.

Seni özlemek acı çekmekse o acıyı severek çekiyorum, seni sevmek günahsa hiç çekinmeden günaha giriyorum, sana tutkun olmak ölmekse al sana canımı veriyorum.

Sensizliği dinlemek sessizliği dinlemekten zor ama en zoru sensizliğin sessizliğini dinlemek…

Hasretim senelere dönse de ne aşkına bedduam ne de sana kinim var, bin bir dert çektirsen de seni mahşere kadar sevmeye yeminim var.

Sponsor Bağlantılar


Adına şarkılar yazmadım diye resmini yollara çizmedim diye sanma ki sevgilim seni sevmedim.

Denizde kalem kumdan kâğıtlar yaptım: her yere seni seviyorum yazdım: ama sen aptaldın inandın: ben seni sevmedim, sana taptım.

Ne zaman sağır ressam kristal bir zemin üzerine düşen yağmur damlasının sesini çizerse seni o zaman unutacağım.

Aslında suçum yok hâkim bey bende yakmak istemezdim bu şehri ama ne yapayım üşümesin sevdiğimin elleri…

Aslında benim gözlerim kahverengi güneşe bakınca ela sana bakınca çok fena oluyor…

Ne kadınlar sevdim zaten yoktular. Böyle bir sevmek görülmemiştir. Hayır, sanmayın ki beni unuttular. Hala ara sıra mektupları gelir. Gerçek değildiler birer umuttular. Eski bir şarkı belki bir şiir.

Gözümde hasretin dinmez yağmuru kadere el açıp seni dilendim. Bitirdin bendeki bütün gururu yüz kızartıp senden seni dilendim.

Dünyanın ne kadar küçük olduğunu, “Seni dünyalar kadar seviyorum” deyip de gidenlerden öğrendim.

Ne ölmek nefessiz kalmaktır, nede yaşamak nefes almaktır. Yaşamak; sevmeyi, sevilmeyi hak eden birinin kalbinde olmaktır.

Seni sonbahar rüzgârlarına bırakıyorum yaktığım canımı yeniden hayata hazırlıyorum sensiz yaşamak hayata yeniden başlamak istiyorum.

Yalnızlık bir perde örtmüş üstüme. Aşk denen tek hece; bilmezdim ne… Sonra sen geldin, içime dolup beni benden ettin. Senden başka, artık düşemem aşka. O melek yüzün, benim güler yüzüm. Şimdi geçmişim hüzün, sensiz yaşanmış her bir gün… Senden başka, artık düşemem aşka.

Dokunabilir misin yüreğime? Tutabilir misin dalgın bakışlarımı? Avuçlarının içine ismimi kazıyabilir misin? Silinmemecesine. Sevgileri ilk günkü gibi yüreğinde taşıyabilir misin? Her yıl dönümünde yüreğinde sakladığın sevgileri gösterebilir misin? Bana sunabilir misin bir çiçek demetinde? Güneş gözlerimin ateşinde yanmayı göze alabilir misin? Ömrün yettiğince. Cesaretin var mı? Varsa söyle. Eğer sadık kalabileceksen Sözlerine, Ben hazırım yıllara karşı koymaya. Başını sallama öyle, Yolunu almış bir aşka…

Sen bir şey söylemeden gidersin değil mi? Hem de öyle bir gidersin ki; bırak yaşamayı insanın nefes alması bile yarım kalır.

Ve benim, birdenbire yüzünü değil, gözünü değil, senin sesini göresim geldi…

Özledin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, şiirler yazdın. Peki, o ne yaptı? deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta.

İçimde yılgın rüzgârların ayak sesleri, sende daha yeni yeni kavak yelleri. Doğrusu yanlışı ağrısı sancısı ne varsa yaşanacak. Gözyaşı ayrılık pişmanlık dargınlık hepsi benim olacak.

Nerede sözler, nerede yüreğim. Ben de sevdim, sevmedim bilenim. Ver elini sonsuza, al beni dünyadan. Kalmadı sevenim! http://www.oguzelsozler.com/duygusal-sozler.html

Beni yakan aşkın kurşun mu denizde yediğim vurgun mu? Ben âşık olmazdım ama senin aşkın bir başka.

“Üzgünüm” diye başlayan bir cümle duyarsanız şayet, hazır olun! Cümlenin sonunda üzgün olan tek kişi siz olacaksınız.

Eğer beni bu sokakta, bu semtte, bu şehirde bulamazsan sevgilim bil ki ben, gözlerinin daldığı yerdeyim.

Son kibrit çöpüm gibi sakladım seni rüzgârsızdı hava tiryakiydim üstelik yakmadım seni ben yağmur yüklü bir bulutum kime çarpsam ağlarım.

Gülmek için mutlu olmayı bekleme, belki de mutluluk gülüşünde saklıdır. Sakın ağlama gel ki bir yerlerde senin bir tek gülüşün için yaşayan biri vardır.

Hasretim senelere dönse de ne aşkına bedduam ne de sana kinim var, bin bir dert çektirsen de seni mahşere kadar sevmeye yeminim var…

Dağlarda çiçek solduğu zaman, göklerde bulut olduğu zaman, yağmurlar sel gibi aktığı zaman, anla ki bir tanem ben geliyorum!

Saclarına ak düşsün istemem, gözlerine yaş dolsun istemem, bir tek dileğim var rabbimden, mutluluklar senin olsun bir tanem!

Ne ölmek nefessiz kalmaktır ne de yaşamak nefes almaktır. Yaşamak; sevilmeyi hak eden birine yaşamını harcamaktır.

Ne dil yeter seni anlatmaya, ne göz kıyar sana bakmaya, ne ellerim dayanır sana dokunmaya, ne kollarım uzanır sana sarılmaya, hiç ömür yeter mi? Seninle beraber olmaya be gülüm!

Sevmek mi? Hiç duymadım ki… Gülmek mi? Çoktan unuttum… Yaşamak mı? Oda ne… Aşk mı? Büyük bir yalan… Yalnızlık mı? İşte o benim dünyam!

Hiç bir şeye değişmem aşkla bakan gözlerini. En son anımda bile söylemeliyim sevdiğimi. Hiç bir şeye değişmem senle geçen günlerimi. En son anımda bile tutmalıyım ellerini.

Bir hayaldin öncesinde, adın konmuş aşk dilinde. Ben senin sadece imkânsızındım. Kelimeler tükendi de, sen bitmedin bak içimde.

Ben senin hasretinle yanmışım zaten yaralıyım. Sen bunun farkında mısın yar. Her günüm beklemekle geçiyor dünde bugünümde. Bir mektup göndermez misin yar?

Bu ayrılık akşamında, gözyaşıma boğuldu dünya, sorma bana sensizliği, sorma bana gücün yoksa gelen aynı giden aynı, bırak beni yalnızlığıma.

Bir gün bir çılgınlık edip, seni sevdiğimi söylesem, alay edip güler misin? Yoksa sen de sever misin? Soranlara unuttum diyorum, adı neydi hatırlamıyorum, ben artık sevmiyorum, ama öyle demiyor içim, susmuyor susmuyor kalbim, hala deli divaneyim.

Senin alev gözlerin eritse şu ruhumu buz olur kesilirim yanarken içim. Sesin bir uçurum çağırırsa beni kus olur uçarım yanarken içim. Sevdan bir ateş oldu bende gönlüm bir deli coştu sende.

Sar beni ben sana kendimi feda etmişim sev beni. Bu canı uğruna heba etmişim sevgilim her şeyim. Gönlüme taht kuran dilberim.

Biliyor musun sevgili benden sonra benim gibi kimse bakamayacak gözlerine kimse tutamayacak ellerini benim gibi ve belki kalbi çarpmayacak bütün askıyla.

Uykusuz gecelerimde gözyaşlarımla yazdım adını kalbime, güneşsiz günlerimde kanımla suladım resimlerimizi, yeniden gelirsin diye!

Ağlayan kalbime yoktur derman sensiz kaldım dinlemiyor gönül ferman adını aldığımda ağzıma sözlerim ağlar o anda seviyorum seni bunu unutma!

İnsana en çok ne koyar bilir misin? Yan yana oturduğun halde, ona hiçbir zaman ‘seni seviyorum.’ diyemeyeceğini bilmek…

Gözünü açıyorsun “doğdu” diyorlar. Gözünü kapatıyorsun “öldü” diyorlar. İşte bu göz kırpışa “ömür” diyorlar.

Bazen unutmakmış sevmek… Dönüp arkana bakmamak ve sevdiğin insanı bile bile başkasına uğurlamakmış… Ne kadar canın yansa da bir o kadar bağlanmakmış. Senin olmayan bir şeyi delicesine özlemekmiş…

Öyle bir tutkuydu ki benimkisi, seni her gördüğümde kalbim yerinden çıkacak gibi oluyordu. Öyle sevdim ki seni ne vazgeçebildim ne de devam edebildim.

Ne kolumda kelepçe, ne yanımda gardiyan, ne gönlümde zulüm, ne ensemde ölüm, o gün yalnızca sen olacaksın gülüm!

Uzak kaldım senden uzak, yaklaşamıyorum yanına her yer tuzak, kalbine inanmıyorum, artık yalan gözlerine bakamıyorum eskisi gibi, her şeyin bir tuzak olmuş, hayat benim için oyun olmuş, sayende bunu da öğrendim.

Bilirim gidenlerle ölünmez ama kalanlarla da yaşanmıyor. Artık son bir dalga beklerim alıp beni de götürsün diye.

Yoluma dizildi anılarım. Nereye baksam senin adın var, geçirdiğimiz güzel anıları hatırlarım, üzülürüm, efkârlanırım…

Eğer bir gün ağlaman gerekirse başını dik tut ki: gözyaşların seni ağlatan kişi kadar alçalmasın…

Hadi git gidebildiğin kadar uzaklara, hadi at atabildiğin en güzel yalanı bana, nefretim bulacak seni sonunda.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir