Sponsor Bağlantılar


İsyan Sözleri

İSYAN SÖZLERİ

İsyan Sözleri ile siz de hayata karşı olan durumunuzu ve ruh halinizi en iyi şekilde anlatabilir ve kendinizi en iyi şekilde ifade edebilirsiniz. İsyan Sözleri Kısa ve Öz olması itibari ile sayfalarca metinlerle anlatılacak olan düşüncüleri tek bir cümleye indirgemiş ve en içerikli anlamların üretilmesini sağlamıştır. Bu sayede de insanlar isyan sözleri ile tam da ruh hallerini yansıtma olanağı bulmuştur. İsteğe göre İsyan Sözleri Kısa veya İsyan Sözleri Uzun olarak ortaya çıkmaktadır. İsyan sözleri ile en anlamlı duygular en iyi şekilde ifade edilerek tam bir anlam bütünlüğü yakalanmış olacaktır.

Ve bir gün kalem diyecek ki Bu kadar yazdığın yeter. Artık çiz gitsin…

Bir gün benden ayrılırsan sanma ki ardından ağıt yakarım dünyaya bir pembe gözlük takıp sana şu lanet sözleri yağdırırım. Evlendiğin kişi Azrail, damatlığın kefen, kurduğun yuva mezarın olsun…

Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer, aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun? Etme! İsyan et ey arkadaşım, söz söyleyecek an değil aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme.-Mevlana

Ölsen bile benden kurtulamazsın kefen olur bedenini sararım. Yağmur olur üzerine yağarım. Çiçek olur mezarında açarım. Ölsen bile benden kurtulamazsın.

Dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyorsan… Giderken aldığın ” Ah “tandır.

Gece midir insanı hüzünlendiren, yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen? Gece midir seni bana düşündüren yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen?

Tutar yönünü şaşırır hasret cehennemine düşersin. Sonra o kadar uğraş ki o yangını söndüresin.

Sevgilim baş çeker, naz ederse, gamlara atar, kararsız korsa beni, bir kez olsun ah demem, inat için. “Ah’a” da kızmışım ben!

Sponsor Bağlantılar


Ne seni sevene düşmanım, ne de seni sevdiğime pişmanım, sadece senle olmak varken, sensizliğedir isyanım…

Ben öyle bir zerreyim ki, bütün aleme isyan etmişim! Havaya, toprağa isyan etmişim! Ateşe, suya isyan etmişim! Altı yöne isyan etmişim! Beş duyuya isyan etmişim! -Mevlana

Duy beni kalleş karanlık duy beni ey yalnızlık. Sabahı bir gelin türkü çığıracak kaval sesiyle, toylar kurulacak günün ilk güneşiyle ve yürekler tutuşacak, yürekler yanacak aşk ateşiyle…

Kaybolur zaman saçlarında gözlerim sokaklarda sebebi isyan aşkım içim yanar, içim kanar da isyan! Geriye bir avuç yalan beni bu derde sen attın da, gittin ya kafam hep duman.

İsyan etme ey gökyüzü uğraşma bu kadar mümkün değil benim kadar ağlayamazsın.

Yaprak döken gençliğimin satır aralarında altı kırmızıyla çizilmiş ve tırnak içine alınmış suskunluğumun baş harflerisin.

Ayrılıklar küçük sevgileri öldürür ama büyük sevgileri güçlendirir. Tıpkı rüzgarın mumu söndürüp yangını güçlendirdiği gibi…

Ecelle sözlü ölümle nişanlıyım, tesadüfen doğdum yaşamak zorundayım, alayına isyan kralına ölüm…

Yaradan’a sitem etme günahkâr olursun her güzele gönül verme isyankâr olursun.

Madem çaresizliğe hüküm giymiş bu hayat, o zaman ölmek için yaşamak gerek.

Başını göğsüme yasladığında tek bir düşmanım vardır: geçip giden zaman.

Aşk sevgiye isyanda, ağlıyor gökler, yavaşça güneş batmakta, gök karanlık ay ağlamakta.

Utanırım, söyleyemem yaşadığım yalnızlığı, kelimeler yetmiyor ki, bu mu sevda dedikleri.

Kim bilir hangi akşam güneşle beraber bende söneceğim kim bilir hangi ellerden son suyumu içeceğim, belki göremeden öleceğim fakat yine de seni ‘ebediyen seveceğim.’

Dünyada iki kör tanıdım; biri beni görmeyen şen, biri de senden başkasını görmeyen ben.

Yanına gelecek yüzüm yok. Benim çoktan doldu tanrım günah defterim, öyle çok günah işledim ki ben isyan etti günah defterim.

Eğer beni bu sokakta, bu semtte, bu şehirde bulamazsan sevgilim bil ki ben, gözlerinin daldığı yerdeyim…

Yalnızlık gecelerin, ümit bekleyenlerin, hayal çaresizlerin, yağmur sokakların, tebessüm dudakların, sen ise yalnız benimsin bir tanem…

Yağmurdan sonra büyürmüş başak, sevgiler zamanla olgunlaşırmış… Bir gün gözlerimin içine bak anlarsın ölüler niçin yaşarmış…

Güller hep ellerinde açsın ama dikenleri batmasın sevda hep seni bulsun ama seni yaralamasın mutluluk hep yüreğine dolsun ama beni unutturmasın.

Boynunda bir yaftayla bin cezaya hüküm giyen isyanların sesiyim. Yitik sevdalarda bir yüzüm adı bile bilinmeyen ve hep aşka mahkûm ve hep… Affedilmeyen.

Sana seni anlatamam isyan edersin, aşkı tekrar istemem ziyan edersin, seninle vardım seninle soldum, bir varlığım yok ki muradım olsun!

Gel isyanım ol, gel günahım ol, ne gelirse gelsin başıma sonunda sebep yeter ki sen ol.

Seni seninle sevmeme engel oldun ama ben seni sensiz de sevebiliyorum, buna da engel olabilecek misin?

Üç kuruşluk insana beş kuruşluk değer verirsen kalan iki kuruşa da seni satar!

Ağlamak isyansa her gün ağlıyorum, gülmek bir oyunsa o oyunu hiç bilmiyorum, sevmek suçsa beni affetme çünkü seni her şeyden çok seviyorum.

Huzur içinde ellerimi kavuşturuyor ve bekliyorum, rüzgâra, gel gide ya da denize aldırmıyorum ve artık zamana ya da kadere isyan etmiyorum, bana ait bana gelecek çünkü…

Yanında benden yakın başka biri de olsa, her şeyi inkâr etmiş inandırmış olsan da ve ona duygulanmış sevdalanmış olsan da, biliyorum bu gece beni düşüneceksin…

Seni düşünür, seni özlerim, sevgilerin özlemlerin derinliğinde ne olur kır şeytanın bacağını bir kez beni hatırla, bir sonbahar serinliğinde…

Gül bahçesinde geçse de ömrüm, inan üstüne gül koklamam gülüm, seni koklamak olsa da ölüm, uğrunda ölmeye değer gülüm.

Yıllar vardır nasıl geçtiğini bilmezdim, bir gün vardır yaşamın anlamını değiştirdi bana dair; hissetmediğimi, bilmediğimi yaşattı, işte o ani şenle yaşadım şenle.

Eğer çölde bir çiçek olsan; seni kaybetmemek; için gözyaşlarımla sulardım eğer gözümdeki bir damla yaş olsaydın; seni kaybetmemek; için hiç ağlamazdım.

Yok kimseye isyanım, isyanım kendime nasıl kandım senin o tatlı sözlerine!

Bir gün bir rüzgâr eserse oralara benim sana olan sevgimi fısıldarsa kulağına unutma sende bana bir tutam sevgi yolla… http://www.oguzelsozler.com/isyan-sozleri.html

Ömrümde yapabildiğim en güzel şey adına ve aşkına isyan etmek isyankâr olmak…

Önce düştüğümde kalkmayı öğrendim sonra aleve dokunduğumda acıyı sevmeyi öğrendim sevilmeyi sonra terkedilip beklemeyi sayende unutulmayı da öğrendim her şeyi öğrendim de yalnız unutmayı öğrenemedim.

Rüyalarını gül yapraklarıyla yatağını papatyalarla süsledim, üzerini sevgiyle örtüp tüm kâbusları aldım ki en güzel rüyaları sen göresin.

Sarı giyer güneş olursun, mavi giyer deniz olursun, siyah giyer matem olursun, kim bilir belki bir gün, beyaz giyer benim olursun.

Seni benim kadar sevenler, sana benim kadar hasret kalsın.

Bir ses beklemek senden. Soluk beklemek. Suskunluğun en acımasız olduğu zamanlardayım. Hiç bu kadar uzun susmadın sevdiğim. Hiç bu kadar uzun gitmedin bilmediğim yerlere, gözlerimi götürmeden yanında!

Dünyan öyle bir kararsın ki, seni aydınlatan tek ışık gözlerim olsun.

Madem çaresizliğe hüküm giymiş bu hayat, o zaman ölmek için yaşamak gerek.

Hasretin acıya boğmuşsa beni; gelmezsen unutmak hakkım değil mi?

Sevmek öyle bir şey ki onsuz bir hayat düşünmek bile zehir olur insana. üstüne üstelik hasret varsa sevgimin arasında… Dokunmayın içimdeki kimsenin duymadığı isyanıma!

Ölmek için sebebim yok ama yaşamak içinde sınırdayım.

Bir ses beklemek senden. Soluk beklemek. Suskunluğun en acımasız olduğu zamanlardayım. Hiç bu kadar uzun susmadın sevdiğim. Hiç bu kadar uzun gitmedin bilmediğim yerlere, gözlerimi götürmeden yanında!

Sen geceyi bana bela ettin… Bense sana olan her şeye lanet ettim…

İnsan ya aşık olmalı yada sevmeli, insan ya nefret etmeli yada isyan bayrağını çekmeli!

Şu yalan dünyaya, mutluluğumuzu engelleyenler, savaşları başlatanlar isyanım sizleredir.

Biz deli rüzgarların deli dalgaların adamıyız sevdik mi destan kızdım mı katliam oluruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir