Sponsor Bağlantılar


Oruç Sözleri

Allah’ım senin rızanla oruç tuttum, senin rızanla orucumu açıyorum.

Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. (Bakara suresi 183)

Oruçlunun iftar anında reddedilmeyen bir duası vardır.

Kim Ramazan orucunu farz olduğuna inanarak ve sevabını Allah’tan isteyerek gönül hoşluğu ve tam bir ihlas ile tutarsa geçmiş küçük günahları bağışlanır.

Oruçlu iken vefat etmiş kimseye Allah kıyamete kadar oruç tutmuş sevabı yazar.

Yalanla, gıybetle zedelenmeyen oruç, fenalıklara siperdir. Oruçlu olan bir kimse, bir müminin aleyhinde dedikodu ve ona eziyet etmedikçe, iftar edinceye kadar ibadettedir.

Kim iman ederek ve sevabını Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutarsa önceki günahları affedilir.

Kim Allah Teâla yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.

Cennet’in bir kapısı var, adına “Reyyan” derler, oradan ancak oruçlular girebilir.

Yemekten ve içmekten kesilmek oruç değildir. Oruç, çirkin söz söylemekten, kötü temastan, nefsin boyunduruğundan kurtulmak ve fena hareketlerden sakınmaktır.

Bu ayda (Ramazan) bir farzı yapmak, başka aylarda yetmiş farz yerine geçer.

Her bir iyilik için on mislinden yedi yüz misline kadar karşılık olabilir, fakat oruç başkadır. Çünkü oruç benim içindir ve onun ecrini ben vereceğim.

Oruçlu için birisi iftar ettiği vakit, öteki Rabbi ile karşılaştığı vakit olmak üzere iki sevinç vardır.

Ramazan’da orucunu tutup da Şevval’den de altı gün tutan kimse bütün sene oruç tutmuş gibidir. (R. Salihin, 1259)

Bu ayda (Ramazan) küçük büyük bir hayır yapan insan, başka aylarda bir farz eda etmiş gibi sevap alır.

Sponsor Bağlantılar


Yalanla, gıybetle zedelenmeyen oruç, fenalıklara siperdir. Oruçlu olan bir kimse, bir müminin aleyhinde dedikodu ve ona eziyet etmedikçe, iftar edinceye kadar ibadettedir.

Her kim oruçluya bir yudum su verirse, Allah da ona benim mahşerdeki havuzumdan öyle bir su içirecektir ki, Cennete girinceye kadar bir daha susuzluk çekmeyecektir.”

Kim, üzerinde Ramazan ayının orucu olduğu halde ölecek olursa, (ölünün velisi) her bir gün yerine, bir fakire yiyecek versin.

Bu ay (Ramazan) Allah için açlık ve susuzluğun, takat ve ibadetin meşakkatlerine sabır ve tahammül ayıdır.

Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın. Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir. (Müslim, Sıyam 171, (1155); Tirmizi, Savm 26, (721))

Kim bir kavme misafir olursa, onlar müsaade etmedikçe (nafile) oruç tutmasın.

Oruç der ki: Ey Rabbim, hakikat ben onu, yâni oruçluyu, www.oguzelsozler.com gündüzleri yemekten ve şehvetlerden menettim. Onun hakkında beni şefaatçi kıl!

Şurası muhakkak ki, oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duası vardır.

Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur. (Müslim, Sıyam 2, (1079)

Oruçlunun yanında oruçsuzlar yemek yiyecek olursa, melekler oruçluya rahmet okurlar.

Kim Allah Teâla yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar. (Tirmizi, Cihad 3, (1624)

Kim Ramazan orucunu, farz olduğuna inanarak ve sevabını Allah’tan isteyerek, gönül hoşluğu ve tam bir ihlâs ile tutarsa geçmiş küçük günahları bağışlanır. Oruç Şefaat Edecektir. (Buhârî, Kitâbu’l- imân)

Resul-i Ekrem Efendimiz; “Ey insanlar büyük ve mübarek bir ay yaklaştı, gölgesi başınızın üstüne düştü. Bu öyle bir aydır ki, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi vardır. Allah o mübarek ayın gündüzlerinde orucu farz, gecelerinde nafile namazı meşru kıldı.”

Ramazan ayını, hilâli görmedikçe veya sayıyı ikmal etmedikçe öne alıp başlatmayın. (Hilali görüp veya sayıyı tamamladıktan) sonra müteakip hilâli görünceye veya sayıyı tamamlayıncaya kadar orucu tutun.

İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kâbe’ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. ( Tirmizi, İman 3, (2612)

Bu ayda (Ramazan) her kim oruçlu bir mümine iftar edecek bir şey verirse, yaptığı bu iş günahlarının bağışlanmasına ve Cehennemden kurtulmasına sebep olur. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmeden onun kadar sevaba kavuşur.

Canımı elinde tutan Allah’a yemin ederim ki; oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha hoştur: Allah der ki: Ağzı kokan şu kul şehvetini, yemesini, içmesini benim için terk ediyor. Mademki sırf benim için oruç tutmuş, o orucun ecrini ben veririm.

Ey insanlar büyük ve mübarek bir ay yaklaştı, gölgesi başınızın üstüne düştü. Bu öyle bir aydır ki, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi vardır. Allah o mübarek ayın gündüzlerinde orucu farz, gecelerinde nafile namazı meşru kıldı.

Ey genç hizmetçiler ve ölümsüz gençler! Nurdan tabaklar getirmelisiniz. İşte o zaman, kum tanelerinden daha çok, yağmur damlaları, gökteki yıldızlar ve ağaç yapraklarından daha fazla meyveler, leziz içecekler ve iştiha çekici yiyeceklerle dolacak ortalık. Bu Rıdvan, o oruçlulardan karşılaştığına yedirecek ve geçmişteki günlerde işlediğiniz iyi amellerin mükâfatı olarak, afiyetle yiyin, içini denilecektir. (Bakara suresi tefsiri, s: 234)

Oruç, sâdece yemekten, içmekten vesaireden kesilmek değildir. Kâmil ve sevaplı oruç, ancak faydasız laftan, boş vakit geçirmekten, kötü söylemekten, nefsi-i emarenin bütün temayüllerinden de vazgeçmektir. Şayet biri sana söver yahut sana karşı cahilce herhangi bir harekette bulunursa, kendi kendine “Gerçek, ben oruçluyum, gerçek ben oruçluyum” de, sabret! Buyurulmuştur. (Musahabe-5 s: 74; Hakim, Beyhakî’den)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir