Sponsor Bağlantılar


Özlem Mesajları

Hasretin öldürdü beni. Şimdi geceler çaresiz, geceler sensiz, bir öpüşten daha sıcak şimdi yağmur damlası, gelip konar dudaklarıma sessiz. Söylemiş miydim hasretin öldürdü beni hiç sebepsiz.

Bir bulut gibidir benim kalbim başka yüreklerle çarpışır yağmur yağdırır ve bu yağmurda sadece vazgeçemediklerim ıslanır şimdi dokun saçlarına mutlaka ıslaktır!

Ne geceler bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar nede şeytan bir günahı seni beklediğim kadar.

Sevgin değil sensizliğindir kahreden, yalnız sesim değil yüreğimdir titreyen, gözlerim mi sanırsın seni tek bekleyen, yüreğimi bırak ruhumdur seni özleyen.

Gelecekse beklenen beklemek güzeldir. Özleyecekse özlenen özlemek güzeldir. Sevecekse sevilen: İşte o her şeye bedeldir.

Yalnızlık ne mavi derinlikleri olan denizlerde nede sıcak çöllerde olmaktır, yalnızlık bu şehirde seni arayıp da bulamamaktır.

Bir anımsın okuyup da bitiremediğim, bir özlemsin, yalvarıp da hükmedemediğim, bir sen sensin merhaba deyip de elveda diyemediğim, bir tek bildiğim var sensiz ben hiçim.

Eğer canın sıkılıyorsa gece her zamankinden karanlık gözüküyorsa gökyüzüne bak ve sabahı düşün inan sabahı bekleyen tek sen olmayacaksın.

Aşkına tutulup gözyaşı döken sensizliğin acısını yıllarca çeken, her an aşkından boynunu büken o benim gönlümdür işte gönlüm.

: http://www.oguzelsozler.com/ozlem-mesajlari.html

Gündüzün rengine benzemez gecenin rengi, üşütür ayaz korkutur karanlık, bir gariplik bir hüzün var içimde, ya bu şehirde ben fazlayım ya da yanımda biri eksik.

Özlediğim ne sensin ne de bir başkası. Özlediğim gerçekten hissetmeden bana “seni seviyorum” demeyecek biri.

Sponsor Bağlantılar


Akşamın matem rengine büründüğü saatte, gökyüzündeki kandiller tek tek yanmaya başladığında içimde sessiz bir çığlık. Özlemeyi özledim. Özlemeye değer ne kaldıysa.

Şimdi saat sensizliğin ertesi, yıldız doğmuş gökyüzü ay aydın, avutulmuş çocuklar çoktan uyudu. Bir ben kaldım tenhasında gecenin, bir avutulmamış ben.

Hasretim rengine siyah mı desem ağarmak bilmiyor sonsuz geceler ya gülerdim ya ölürdüm görsem ömrümden uzansa sensiz geceler.

Sesine mevsimlerin eğildiği, gözlerine baharın ağladığı, ağlar gibi gülmeni, dokunuşlar gülecek gibi duran yüzünü özledim.

Var mı daha ağır yük zamanı çekmek kadar, yaşama sebebimsin ekmek kadar su kadar, ayrılığın, özlemin hepsinin ayrı bir hazzı var, seni özlemekte güzel sevmek kadar.

Seni bu köşede beklerken günleri saydım, saatleri saydım, gün bitti, gece bitti, ben bittim ama sen yine gelmedin, ben yine seni bekledim.

Ve hep uzaksın bana, mesafe değil bu anladım. Yıllar geçse de üstünden sensizliğin tarifini, özleminle topladım.

Seni özlemenin her haline büründüm, yine de özlemenin senden başka halini sevemedim.

Süzül gel bir bahar güneşinde. Biraz portakal rengi karıştır gelişine, biraz da leylak kokusu. Özledim seni.

Özledim diyorum, cevap gelmiyor. Demek ki özlemek tek başına yapılan bir eylemmiş.

Hala numarasını ezbere bildiğim fakat kokusunu çoktan unuttuğum, karşıma çıksa sövmek istediğim ama rüyalarıma girecek kadar özlediğim biri var.

Her neyse özledim seni o kadar. Bir de üzülmek çıktı başıma, her saniye seni sevmek varken.

Uyurken seni izlemek vardı şimdi. Kokunda sarhoş olmak. Seni uyandırmak için can atmak ama kıyamamak.

Dinsizin hakkından imansız gelir de. Sensizliğin hakkından kim gelecek? Ben onu düşünüyorum sevgili.

Eğer beni hissetmek istersen bir gece yarısı odanın tüm pencerelerini aç ve içine derin bir nefes çek bil ki içine çektiğin her nefeste beni tadacaksın.

Gözyaşlarını görürsem, erir kanatlarım, uçamam rüyalarımda yanına, sonsuzluk senle başladı küçük dünyamda, unutma gittiğinde yarım kaldım.

Gül filizlendiği günden itibaren güneşe âşıktır. Güneş her ne kadar ayın görkemine kanıp gülünü unutsa da gül ayın görkemine kanıp güneşini unutmaz.

Kar tanesi eriyip dudaklarına indiğinde ve o bir damlanın serinliğini biriyle paylaşmak istediğinde yüzünü rüzgâra dön yeter. Ben o rüzgârda olacağım.

Bilirim buz dağıdır özlem, eflatun sabahlarda. Bilirim kulaklarım çınladığında özleyenim vardır uzaklarda ve yine bilirim ki özleyenim özlediğimdir aslında.

Karanlık akşamlarda, mutsuz yarınlarda, yalnızken uzaklarda gülmeyi unutma! Sevdiğin seninle olmasa da sevmeyi unutma! Sevmeyi unutmuş olsan da sevildiğini unutma.

Özlem yakarsa yüreğini ve acı çekersen hasretten beni an! Çünkü ben içimde yüzbinlerce özlemimle her gün seni yaşıyorum, seni delicesine özlüyorum, sana doyamıyorum.

Ne seni unutturacak kadar zaman geçecek, ne de geçen zaman seni unutturmaya yetecek. Bırakıp gitsen de unuturum sanma, zaman alışmayı öğretir unutmayı asla.

Günler ne kadar çok olsa da geçmeye, özlem ne kadar zor olsa da bitmeye, güneş ne kadar yakıcı olsa da sönmeye mecburdur.

Hani insan ağlamak ister, gözlerinden yaş gelmez, hani gülmek ister, yürekten gülmez. Hani birini bekler o hiç gelmez. İşte o zaman ölmek ister de ecel gelmez.

Özlem bence ne bir şeye duyulan hasret nede ulu bir arzulayış. O bence içten içe ağlayış ya da senden ayrı yaşayış.

Balıkların sevgisini bilir misin? Birbirlerine dokunamazlar ama sevgilerini hep yüreklerinde hissederler bende şimdi sana dokunamıyorum çünkü sen hep yüreğimdesin.

Biraz buruk bir duygu yüklenirse yüreğine gözlerin zaman zaman takılırsa uzaklara kulakların ansızın çınlarsa bil ki bir yerlerde delice özleniyorsun.

Benden uzakta olsan da sana sarılıp dokunamasam da sana sesimi duyuramasam da kalbimizin bir olduğunu ve senin de beni ben kadar özlediğini biliyorum.

Kaybetme korkusu ta içimdeyken, bekle diyorsun, döneceğim bir gün. Beden beklemesine bekliyor ama yürek kan ağlıyor sensiz geçen her gün.

Gözlerim baharı görmez oldu tenim güneşi duymaz oldu içimdeki tek özlem sevgin gözlerimdeki yaş dinmez oldu.

Zaman geçmezdi inan sana kavuşmanın umudu olmasaydı, can dayanmazdı inan eğer hasret dolu mektuplar olmasaydı, her gece dua ettim tanrıya duysun diye, sana verdiğim sözü tutmaya ömrüm yetsin diye, ölüm gelip almadan önce sana dönmek boynumun borcu, boşuna çekilmedi bunca acı, dayan ne olur biraz daha dayan, bu yalnız gecen akşamları sana unutturmak boynumun borcu.

Seninle el ele gezmek sana sarılıp yıldızları seyretmek göz göze ağlayıp gülmek yaşamak istediğim son anlar oldu.

Bir karanlık geliyor yokluğunun ardından. Ne zaman güneş batsa bu son gecem diyorum. Vazgeç yalan dünyanın köhne saltanatından. Yetişir bunca keder bunca elem diyorum. Bu ne bitmez ayrılık, bu ne bitmez özlem diyorum.

Neden bu kadar zor seni sevmek ve bulamamak dokunmak istedikçe uzaklaşmak düşündükçe unutmak neden bu kadar zor seni sevdiğim halde söyleyememek hep bir şeyler gizlemek sana sahip olacağım yerde seni kaybetmek.

Yorgunum özlemekten hayalini, ağlarım gözlerimde yaşlar seli bir seni unutmadım yıllardır birde ben ağlarken gittiğini dayanamam inan dayanamam buna unutamam bir an dokunamam sana harcanırım uğruna aldırmadan zamana diyemem dilim varmaz diyemem elveda.

Bu akşam yine sensizlik düştü içime, bu aksam gözlerin doğdu yüreğime, çekilmez oldu hasretin bedenime, ağladım anılara sebepsizce bu akşam ölmek istedim yine habersizce.

Giderim ben umutsuzca yelkensiz gemi misali hasretin vurur beni vefasız bir hançer gibi sanma ki korkarım ben ölümden. Acı ayrılıktan korkarım sensizlik ne demektir bilemezsin ki ayrılıktan acı ölümden gerçek.

Seni hatırlarım güz yağmurlarında hoyrat türkümsün, yankılanan dağlarda birden yokluğun gelir aklıma seni sensiz yaşarım dökülen yapraklarda.

O gecenin karanlığında, güneşin ışığında, suyun damlasında, selin coşkusunda kimi yanımdasın kimi rüyamda ama hep aklımdasın sakın unutma.

Seni çok özledim. Seni her özlediğimde kalbime bir yıldız çizdim. Seni ne kadar özlediğimi bilmek ister misin? Sayende bir gökyüzüne sahibim canim!

Yüreğim umulmayan yaralarla baş edemezken bir tatlı aşk gülüşü özledi gözlerim ve sen hangi alemde hangi düşlerde isen gel çünkü gülüşünü “çok özledim.”

Ansızın bir duygu körüklenirse yüreğinde, aklına takılırsa uzaklar ve bir de kulakların çınlarsa amansız, bil ki bir yerlerde özlenmişsindir.

Usandım yeşermemiş umutsuz bahçeyi beklemekten, usandım, tarla kuşunun sesinden usandım bu yürekten kendimden usandım durup durup seni özlemekten.

Ilık bir rüzgâr esti buradan, nereden estiğini bilemedim nereye gidiyorsun dedim özlenen her yere dedi aklıma sen geldin çünkü özlenen sendin.

Kaybetme korkusu taa içimdeyken, bekle diyorsun, döneceğim bir gün. Beden beklemesine bekliyor ama yürek kan ağlıyor sensiz geçen her gün.

Uzakta olman hiç bir şeyi değiştirmez güneşte benden uzakta, ayda ama hiç bir günüm güneşsiz hiç bir gecem aysız geçmiyor. Tıpkı yüreğimin sensiz olmadığı gibi.

Yalnızlık gecelerin, ümit bekleyenlerin, hayal çaresizlerin, yağmur sokakların, tebessüm dudakların, sen ise yalnız benimsin bir tanem.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir