Sponsor Bağlantılar


Padişah Sözleri

PADİŞAH SÖZLERİ

 Birçok  farklı milleti bünyesinde barındırmış olan Osmanlıyı unutmayalım.Ceddimizi,Osmanlıyı yaşatalım.Osmanlı torunları olduğumuzu hiç aklımızdan çıkarmayalım.Padişahlarımızın o güzel sözlerine sadık kalalım.Padişah sözlerini dikkate alalım.Bizim geçmişimiz şan ve şerefle doludur.Bunu sağlayanlar kıymetli ve değerli padişahlarımızdır.Ceddimize,geçmişimize sahip çıkalım.O yüce,bilgili,şahsiyetli,onurlu,gururlu,akıllı,zeki,çevik ve daha bir çok özelliği üzerinde barındıran padişahlarımızın sözlerine kulak verip o doğrultu da hayatımıza yön verelim,onlar gibi yaşayalım.Bizden sonrakiler de onları örnek alıp yaşasın.

Fatih-Sultan-Mehemet-Sözleri

Sayfamızda Padişah Sözleri, Padişahların Özlü Sözleri yer almaktadır.
Fatih Sultan Mehmet Sözleri
Sultan Mehmet 12 yaşına geldiğinde babası Sultan Murat oğluna tahti bırakıp Manisa’ya inzivaya çekilir.Bu haber üzerine hristiyanlar Osmanlı tahtında bir çocuk olduğu için Haçlı ordusu toplayıp Osmanlının üzerine saldırmaya karar verir. Bu olayı haber alan Sultan Mehmet babasını çağırır fakat babası artık sensin diye gelmez. Bunun üzerine Sultan :
Mehmet babasına şu tarihi mesajı yollar:
Baba,
Eğer Padişah siz iseniz geliniz ve ordunun başına geçiniz ,
yok eğer padişah ben isem size emrediyorum gelip ordunun başına geçiniz.
İmparatorunuza Söyleyin. Şimdi ki Osmanlı Padişahı Öncekilere Benzemez. Benim Gücümün Ulaştığı Yerlere, Sizin İmparatorunuzun Hayalleri Bile Ulaşamaz.
Ya Ben Bizans’ı Alırım; Ya da Bizans Beni.
Fatih Olmasaydım Ulubatlı Hasan Olmak İsterdim.
Yapmak İstediğimi Sakalımın Bir Teli Bile Bilseydi, Sakalımın O Telini Hemen Koparır ve Yakardım.
Bu Dünya Ölümlüdür. Her Fani Gibi Bende Ölümü Tadacağım.
Dünya Devleti Ebedi Değildir. Fani Cihanda Hiç Kimse de Ölümsüz Değildir. İnsanların Dünyada Nefesleri Sayılıdır ve Ölümsüzlük Kapısı Kapalıdır.
Şeyhim Akşemseddin Hazretleri İle Beraber Yaptığım Zikrin Lezzetine Dünyaları Bile Değişmem. Eğer Şeyhim İzin Verseydi Zikir Yolunu Tercih Eder, Saltanatı Terk Ederdim.
Kanuni Sultan Süleyman Sözleri
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi.
Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi.
Saltanat dedikleri bir cihân kavgasıdır.
Olmaya baht ü saadet dünyada vahdet gibi.
ll. Abdülhamit Sözleri
Beni evhamlı sanıyorlardı HAYlR!
Ben sadece gafil değildim, o kadar.
Kırk yıl şu devletlerin birbirine düşmesini bekledim. Onlar birbirlerine düştü, şimdi ben tahtta değilim.
Tarih değil,hatalar tekerrür ediyor!
Düşmanımın kurtuluş reçetesi öldürmek içindir.Esaretin bir çeşitide borçlandırmadır.
Savaş yalnız sınırlarda olmaz .Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir.Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfi,yenilgi kaderdir.
Bir karış dahi olsa vatan toprağını satmam,zira www.oguzelsozler.com bu vatan bana değil milletime aittir.
Milletim de bu toprakları ancak aldığı fiyata verir.
Çünkü bu topraklar kanla alınmıştır, kanla verilir!
İcabı halinde donanmayı kaybetmemek için canımı vermeye hazırım.
Osman Gazi Sözleri
Padişahların özlü sözleri kadar Türk tarihine damgasını vuran bir de vasiyet vardır; Osman Gazi’nin oğlu Orham Gazi’ye yazdığı vasiyet…
Osman Gazi’nin 1326’da Söğüt’te vefat etmeden önce oğlu Orhan Gazi’ye yaptığı bu vasiyet tam bir siyasetnâme niteliğindedir.

Sponsor Bağlantılar


“Ey oğul! Her işten önce din işlerine dikkat et. Zira farizaya (farzlara) dikkat, din ve devletin güçlenmesine sebeptir. Din işlerini; dikkatli olmayan, itikadı bozuk ve doğru yoldan ayrılmaya yönelen, büyük günahlardan kaçınmayan, helala-harama dikkat etmeyen sefihlere ve ayrıca tecrübesiz kişilere bırakma, devlet idaresinde bu gibi kişilere iş verme! Zira yaratandan korkmayan, yaratılandan hiç korkmaz. Büyük günah işleyen ve bunu devam ettiren kimsede sadakat olmaz. Böyle kişilerin sadakati olsa ümmeti olduğu Peygamber-i Zişan’ın sadık tebligatı üzere hareket eder de şer’i şerifin dışına çıkmazdı. Allah’ın (c.c) hakkını ve kulların hukukunu gözet!.. Ve senden sonrakilere böyle nasihat etmekten geri durma, adalet ve insafa riayet ile zulmü kaldırmaya devam ile her bir işe teşebbüs de Allah’ın yardımına güven. Halkını düşman istilasından ve zulme uğratılmaktan koru!. Haksız yere hiç bir ferde layık olmayan muamelede bulunma!.. Halkı taltif et, hepsinin rızasını kazan”.
Ayrıca karışık olarak hazırladığımız Padişah Sözleri
O Peygamberlerin Padişahıdır.Diğer peygamberler O’nun ordusudur.Yaradılıştan maksat O’dur.Bu kevn-ü mekan O’nun yüzü suyu hürmetine yaratılmış bir tufeyldir. YAVUZ SULTAN SELİM
Dünya Devleti Ebedi Değildir. Fani Cihanda Hiç Kimse de Ölümsüz Değildir. İnsanların Dünyada Nefesleri Sayılıdır ve Ölümsüzlük Kapısı Kapalıdır. FATİH SULTAN MUHAMMED HAN
Güneş Mustafa(s.a.v.)’nın yüzünün aynasının bir aksidir.Her iki alem,Mustafa(s.a.v.)’nın bir kılına bağlanmıştır. YAVUZ SULTAN SELİM
‘Osmanlı’ya iki kıta üzerinde hükmetmek yetmez! Zira i’la-yı kelimetullah azmi iki kıtaya sığmayacak kadar büyük bir davadır. Selçuklu’nun varisi (mirasçısı) biz olduğumuz gibi Roma’nın (Avrupa’nın) varisi de biziz!.’ ORHAN GAZİ
Alimlerin bindiği atın ayağından üstümüze sıçrayan çamur, şerefimizdir. YAVUZ SULTAN SELİM
Ümit sabahı Mustafa(s.a.v.)’nın güzel yüzüdür.Gayıp sırları O’nun arif olan gönlünden doğar. YAVUZ SULTAN SELİM
ALLAH-u Teala’nın emirlerine muhalif bir iş işlemeyesin! Bilmediğini şeriat ulemasından sorup anlayasın; iyice bilmeyince bir işe başlamayasın! Sana itaat edenleri hoş tutasın! Askerine inamı (nimeti),ihsanı (ikramı) eksik etmeyesin ki, insan ihsanın kulcağızıdır. Zalim olma! Âlemi adaletle şenlendir ve cihadı terk etmeyerek beni şad et!. OSMAN GAZİ (Orhan Gazi’ye vasiyeti)
‘Nerede bir ilim ehli duyarsan ona rağbet, ikbal (ilgi) ve yumuşaklık göster. Askerine ve malına gurur getirip müminlerden uzaklaşma. Bizim mesleğimiz ALLAH yolu ve maksadımız ALLAH’ın dinini yaymaktır. Yoksa kuru kavga ve cihangirlik davası değildir. Sana da bunlar yaraşır.Daima herkese ihsanda bulun. Memleket işlerini noksansız gör! Hepinizi Allahu Teala’ya emanet ediyorum!’ Sözlerini tamamladıktan sonra tekrar yanına çağırmış ve vasiyetine hususî olarak şunu da eklemişti:’islambol’u (istanbul’u) aç gülzar (gül bahçesi) et!’ OSMAN GAZİ (Orhan Gazi’ye vasiyeti)
‘Sakın, orduya ve zenginliğe mağrur olma. Hakikî alim ve ariflere, bilginlere hürmet edip, sarayında onlara yer ver. Benim halimden ibret al ki, zayıf, güçsüz bir karınca misali, hiç layık olmadığım halde buraya geldim ve ALLAH-u Teala’nın nice ihsanlarına ve inayetlerine kavuştum. Sen de benim uyduğum ve uyguladığım nizamı uygula, Muhammed Aleyhisselam’ın dinini, bu yüce dinin mensuplarını ve itaat eden diğer tebanı himaye eyle! ALLAH-u Teala’nın hakkını ve kullarının hakkını gözet. l. MURAD (HÜDAVENDİGAR)
Ümmetlerin cevahir madenlerinden çıkardıkları bütün la’l ve inciler Mustafa(s.a.v.)’nın (gzada kırılan) tek inci dişinin diyetidir. YAVUZ SULTAN SELİM
Ey canım,eğer sana Selimî gibi yüz tane devlet ve saltanat dahi verilse cihana bağlanıp dosttan uzak olma. YAVUZ SULTAN SELİM
Gönlünü ve canını O’nun aşkına veren kimse ne kahramandır!Düşüncesi daima Mustafa(s.a.v.) olan kimse ne huzur ve rahat içindedir. YAVUZ SULTAN SELİM
‘Ey oğlum! Bu dünyada üç türlü insan vardır: Birinci grup, akıl ve fikirleri yerinde, istikbali az çok gören ve düşünen, hiçbir gayr-i tabiilikleri olmayan kimselerdir. İkincisi, hangi yolun doğru veya eğri olup olmadığını bilmekten uzak kimselerdir. Ancak bu duruma kendi istekleriyle değil, etraflarının tesiriyle düşmüşlerdir. Nasihat edildiğinde doğru yola gelip hakikati kabul eder ve söz dinlerler. Bununla birlikte çoğu zaman da duyduklarına uyarak yaşarlar. Üçüncüsü ise ne kendileri bir şeyden haberdardır, ne de yapılan ikaz ve nasihatlere kulak asarlar. Sadece kendi arzularına uyar ve her şeyi bildiklerini zannederler; bunlar en tehlikeli olanlardır. ÇELEBİ MEHMET
Fatih Olmasaydım Ulubatlı Hasan Olmak İsterdim. FATİH SULTAN MUHAMMED HAN
Unutma ki, yüce ecdadımızın büyük zaferleri, görünüşte kılıcın gölgesinde olmuşsa da hakikatte akıl, mantık ve muhabbet güçleriyle gerçekleşebilmiştir. ÇELEBİ MEHMET
Her dertli,mihnete tahammül için biraz gönlünde kuvvet buluyorsa bu kuvvet Mustafa(s.a.v.)’dan gelir.Onun için her dertli O’na minnettardır. YAVUZ SULTAN SELİM
‘Dinimizin tayin ettiği beytülmaldeki (devlet hazinesi) gelirin ile kanaat eyle! Devletin zarurî ihtiyaçları dışında sarfiyatta bulunmaktan son derece sakın! Senden sonra geleceklere de aynı nasihatlerde bulun ve iyice tembihle. Daima adalet ve insaf üzerine bulun. Zulme meydan verme. Herhangi bir işe başlayacağın zaman, ALLAH-u Teala’nın yardımına sığın! Tebanı, düşmanların ve zalimlerin saldırılarından koru. Haksız olarak hiç kimseye muamelede bulunma. Daima halkını hoşnut edecek şeyleri arayıp, yapılmasını sağla. Onların gönlünü kazanmayı, bunun devamını ve artmasını büyük nimet bil! Tebanın sana olan güveninin sarsılmamasına son derece dikkat eyle.’ l. MURAD (HÜDAVENDİGAR)
Ey gönül!Başkasından yardım ve dostluk umarak yaşama,düşmandan da korkma!Devlet ve saltanat ancak ALLAH(c.c.)’ın verdiğidir. YAVUZ SULTAN SELİM
‘Ey oğlum! Adaletten hiç ayrılma! Çünkü ALLAH adildir ve adil olanı sever. Bir bakıma sen O’nun yeryüzündeki halifesisin. O, sana lütuflarda bulunmuş ve kullarının başına serdar eylemiştir; bunu unutma!. ÇELEBİ MEHMET
İmparatorunuza Söyleyin. Şimdi ki Osmanlı Padişahı Öncekilere Benzemez. Benim Gücümün Ulaştığı Yerlere, Sizin İmparatorunuzun Hayalleri Bile Ulaşamaz. FATİH SULTAN MUHAMMED HAN
Ya Ben Bizans’ı Alırım; Ya da Bizans Beni. FATİH SULTAN MUHAMMED HAN
Ümit eliyle Mustafa(s.a.v.)’nın eteğine yapışan herkes güneş gibi ayağını feleğin üstüne basar. YAVUZ SULTAN SELİM
Bu Dünya Ölümlüdür. Her Fani Gibi Bende Ölümü Tadacağım. FATİH SULTAN MUHAMMED HAN
Yapmak İstediğimi Sakalımın Bir Teli Bile Bilseydi, Sakalımın O Telini Hemen Koparır ve Yakardım. FATİH SULTAN MUHAMMED HAN
Vükela (vekillerin) ve ümeranın (amirlerin) süslü elbiseler giymesi padişahlarına tazimden ileri gelir.Biz ALLAH(c.c.)’tan başka kime tazime mecburuz ki bu külfeti ihtiyar edelim?Bizim padişahımız ALLAH(c.c.), vücudu saran elbiseye değil,içindeki imana bakar.(Sade giyinmesinin nedeni sorulduğunda) YAVUZ SULTAN SELİM
Hayatım Boyunca ALLAH’ın Emirlerinden Dışarı Çıkmadım. ALLAH’ın Rızasını Kazanmak İçin Uğraştım. Tek Gayem Bu İdi. FATİH SULTAN MUHAMMED HAN
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.. KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN
O’nun aşkı ile gönlü mahzun olan her sîne ne bahtiyardır!Mustafa(s.a.v.)’nın yoluna kurban edilen can,ne aziz bir candır! YAVUZ SULTAN SELİM
Yavuz Sultan Selim özür diler ve ülkesine döner. Aradan zaman geçer ve Şah İsmail ile Yavuz Sultan Selim bir savaşta karşı karşıya gelir.
Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail’i yener. Ardından o meşhur şiirini yazar:
Sanma Şahım Herkesi Sen Sadıkhane Yar OLur
Herkesi Sen Dost mu Sandın BeLki oL Ağyar OLur
Sadıkhane BeLki oL aLemde Serdar OLur
Yar OLur Ağyar OLur Serdar OLur DiLdar OLur
Şiirin tercümesi şöyledir:
Şahım Sen Herkezi Sadık Yar Sanma
Sen Herkezi Dost mu Sandın BeLki O Düşman OLur
Sadık OL BeLki O ALemde Komutan OLurhttp://www.oguzelsozler.com/unlu-sozleri/padisah-sozleri.html
Yar OLur, Düşman OLur, Komutan OLur, SevgiLi OLur.
Yavuz Sultan Selim’den günümüze ders olsun!!!
Yavuz Sultan Selim Han, Mısır seferine çıkmıştı. Bu sefer, her konuda zor ve çetin geçmişti. Hazine çok sıkıntıya düşmüştü, para bakımından tam takırdı. Hazinedar durumu padişaha arz etmeden önce işi halletme yoluna gitmiş, bir bezirgândan borç para almıştı. Sefer dönüşü bezirgânın parası ödenecekti. Öyle de oldu. Hazine sorumlusu, bezirgânı çağırmış ve borç olarak verdiği miktarı kendisine ödemişti. Bezirgân hazine sorumlusuna şöyle bir teklifte bulunur: Devletin sayesinde servetim çoğaldı. Varis olarak bir oğlumdan başka kimsem yok. Size borç olarak verdiğim parayı devlete bağışlıyorum, karşılığında da oğluma devlette bir iş verin. Bu teklifi hazinedar iyi karşılamış, durumu Padişaha bildirmek üzere huzura çıkmıştı. Hazinedarını dinleyen Yavuz, öfkeyle ayağa kalktı ve bağırdı: “Bana böyle ahlâksız bir teklifle nasıl gelirsiniz?” Bu tekliften dolayı seni de bezirgânı da cezalandırırdım. Ancak benim için, “Servetine tamah ettiği için cezalandırdı.” demelerinden çekindim. Derhal bezirgânın parasını verin ve bir daha da bana böyle yakışıksız tekliflerle gelmeyin. Bezirgânın Yahudi olduğu konusunda tarihçilerin notu vardır.
Yavuz’un bu olayından çıkarılacak çok ders var aslında. Osmanlı Devleti’nin neden uzun ömürlü bir devlet olduğu, neden Türkiye’nin Osmanlı olamayacağını şu küçücük olaydan çıkarmak mümkün olacaktır. Devlet zor anında bir bezirgandan borç almak zorunda kalıyor. Bezirgan tüm servetini bağışlıyor karşılığında oğluna bir memurluk istiyor, tüm servetine karşılık sadece bir memurluk çok bir şey istemiyor gibi. Sizce de öyle değil mi nedir ki tüm servetine karşılık bir memurluk? Ama işte o gün Yavuz’un yaptığı adam kayırma torpil gibi günümüzde ülkemizin kangren olan bürokratik yapısı ve yönetimde beceriksiz insanların görev alması sonucu ülkemizin potansiyelini iyi kullanamamasının ilacıdır. O gün Yavuz’un yaptığını ülkemizde Atatürk’ten sonra hiç kimse yapmadı. Eğer yapmış olsalardı belki yeni bir Osmanlı olacaktık.
Ey gönül! Başkasından yardım ve dostluk umarak yaşama düşmanında da korkma! Devlet ve saltanat ancak Allah ( c.c.) verdiğidir.
(Yavuz Sultan Selim)
Mısır’ın fethinden sonra esir Memlük kumandanlarından Kayıtbay Yavuz Sultan Selim‘in huzuruna getirilmişti.
Aralarında şöyle bir konuşma geçti:
“- Söyle bakalım Kayıtbay, cesaret ve kahramanlığın ne işe yaradı?”
“- Cesaret ve kahramanlığım hâlâ var ey Sultan! Yalnız, bize ne yaptıysa ordunuzdaki toplar yaptı!”
“- Anlamadım!..”
“- Berberilerden biri, Venedik’ten top getirerek bize satmak istemişti de, Peygamberimizin, “ok ve kılıç kullanın” şeklindeki emrine aykırıdır diye satın almamıştık. O satıcı bize, “Yaşayan görecektir ki, memleketiniz top yüzünden elinizden çıkacaktır” demişti. Meğer doğruyu söylemişmiş!”
“- Din kaidelerine böylesine bağlı idiniz de, Allah’ın, “Düşmanın silahına aynı silahla karşılık veriniz” emrine neden uymadınız? Bilmez misiniz ki, “Ok ve kılıç kullanın” demek “Başka silah kullanmayın” demek değildir. O zaman o silahlar varmış, şimdi de bu silahlar var!”
Kayıtbay başını önüne eğdi ve sustu.
Yavuz Sultan Selim Mısır seferinde
1517 yılında kazanılan Ridaniye zaferinden sonra kutsal topraklarda huzuru sağlayan Yavuz Sultan Selim ordusuyla birlikte İstanbul’a dönüyordu.
Yolculuk sırasında, İbn-i Kemal adıyla tanınan Anadolu Kazaskeri ve ünlü bilgin Kemal Paşazade’nin atının ayağından sıçrayan çamurlar Padişah’ın kaftanını kirletti.
Kemal Paşazade mahçup oldu, korktu ve ne diyeceğini şaşırdı.
O’nun bu halini gören Padişah tebessümlü bakışlarla süzdükten sonra şöyle teselli etti:
“Senin gibi bir bilginin atının ayağından sıçrayan çamur benim için şereftir. Vasiyetimdir ki, öldüğüm zaman bu kaftan bu haliyle sandukamın üzerine konsun!”
Padişahın sırtından çıkardığı kaftanın çamurları temizlenmedi, öylece saklandı ve vasiyetine uygun olarak ölümünden sonra sandukasının üzerine örtüldü.

Birçok  farklı milleti bünyesinde barındırmış olan Osmanlıyı unutmayalım.Ceddimizi,Osmanlıyı yaşatalım.Osmanlı torunları olduğumuzu hiç aklımızdan çıkarmayalım.Padişahlarımızın o güzel sözlerine sadık kalalım.

http://www.oguzelsozler.com

Padişah Sözleri, Padişahların Özlü Sözleri ,Fatih Sultan Mehmet Sözleri, Sultan Mehmet

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir