Sponsor Bağlantılar


Sadi Şirazi Sözleri

Bir gece sevdiğim içeri girdi. Yerimden öyle bir fırlamışım ki elbisemin eteği mumu söndürdü. Güzelliği ile karanlığı dağıtan sevgilim sordu: ben gelince neden ışığı söndürdün? Dedim ki: güneş doğdu zannettim…

İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leyla’nın yüzünü görenler bilir: Mecnun’un kalbine batan dikeni!

Kesme nevanı; içine salsalar da keder. Kırılsa gönül medd ü cezr ile hepsi geçer, hepsi geçer.

Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz, eleştirin; basit bir adamı dost edinmek isterseniz methedin.

Halkın bahçesinden padişah bir elma yerse, adamları ağacı kökünden sökerler.

Eskiden dünyada, görünüşte dağınık ama iç dünyaları derli toplu insanlar vardı. Oysa şimdikilerin dış görünüşleri derli toplu ama iç dünyaları dağınık.

Ey başkalarının acısıyla kaygılanmayan, sana insan demek yakışık almaz…

Konuşmadan bir köşede oturan sağırlarla dilsizler, dilini tutamayan kimseden daha üstündür.

Kişi bu, alçak dünyaya tenezzül etti mi, bala kapılmış sineğe döner.

Ne kadar okursan oku; bir bilgine yakışır şekilde davranmadığın sürece, cahilsin demektir…

Çocuklarımızı kuzu gibi büyütmeyelim ki ileride koyun gibi güdülmesinler.

Tek ırmak kenarından sıcak su iç de ekşi suratlının soğuk gül şerbetini içme. Yüzü safra gibi karmakarışık olan bir adamın ekmeğini tatmak haramdır…

Kalbi kırıkların hatırını sor, Onları sevindir. Bir gün senin de Gönlün incinir.

İdrak kulağından gaflet pamuğunu çıkarmalısın ki, ölülerin nasihatini duyabilesin.

Her ormanı boş sanma belki de kuytuluklarında bir kaplan uyuyordur.

Emrindekileri bağışlamasını bilmeyenler, bir gün bu insanların affına muhtaç olurlar.

Sponsor Bağlantılar


On derviş bir kilimde uyurken iki padişah bir dünyaya sığmaz.

Varlığı perişan olan kimse ne tiz’i fark eder, ne pes’i. O, bir kuşcağızın ötmesiyle de feryada gelir…

Methü senâ ipiyle kuyuya inme, Hatem gibi sağır ol da kendi ayıplarını dinle…

Ey insanoğlu! Adının unutulmamasını istersen, çocuğuna ilim, hüner, marifet öğret ve onu akıllı fikirli yetiştir. Böyle yaparsan, arkanda seni rahmetle anan bir kişi bırakmış olursun.

Büyük kalarak yaşamanın şartı odur ki her küçüğün kim olduğunu bilesin.

Eşeğini düşman, vergisini de sultan alıp gittikten sonra o memleketin tacında, tahtında ikbal kalır mı?

Meyvelerle yüklü dal, başını yere kor. Meyvesiz ağaca kimse taş atmaz.

İnsanın her nefeste iki defa şükretmesi lazım. Biri nefes aldığı için, diğeri verdiği için. Çünkü verip almamak, alıp vermemek var.

Yarasanın gözü gündüz göremiyorsa, güneşin ne günahı var bunda?

Asık suratlıdan bir şey isteme, onun kötü huyundan elem duyarsın. Gönlünün gamını anlatacaksan bir kimseye anlat ki, yüzünü görünce ferahlayasın.

Şarap sarhoşu gece yarısı, sakinin sarhoşu ise mahşer sabahı uyanır.

Ey akıl sahibi! Gül dikenle beraber bulunur. Senin dikenle ne işin var, gülü demet yap… Eğer tabiatında yalnız kusurları görmek varsa tavus kuşunda çirkin ayaktan başka bir şey göremezsin.

Kabirlerinde rahat yatıp uyuyanlar, yeryüzünde halkı rahat tutanlardır.

Doğru söyleyip zincire vurulmak, yalan söyleyerek zincirden kurtulmaktan iyidir.

Kendi ahlakını düşmanından dinle; dostun gözünde her yaptığın iyidir.

Ekmek yerine güneş olsa sofrasında, güneş yüzü görmezdi www.oguzelsozler.com kimse kıyamete dek cihanda.

Girerse hasta öküzün biri otlağa, bulaştırır hastalığı bütün köy öküzlerine.

Yağmurun temiz tabiatında yokken aykırılık, bahçede lale biter, kıraç toprakta diken.

Tahammül sana önce zehir gibi görünür. Fakat tabiatına kök salınca bal kesilir…

Sel heybetle aktığı için yukarıdan aşağı tepesi üstü düşer. Hâlbuki çiğ damlası küçük ve âcizdir; bu sebeple gökyüzü onu muhabbetle alır, ayyuka çıkarır…

Kendisinden fazlasıyla iyilik gördüğün kimseye fenalık etmen insanlık değildir.

Kurdun kafasını, halkın koyunlarını paraladıktan sonra değil, önce kesmek gerekir.

Hastaya şeker vermek günah olur, çünkü ona acı ilaç fayda verecektir.

Düşman bir kusur bulunca, büyüklerin kalplerini dağlar. Ateş, ufacık şeyle de alevlenir. Fakat koca koca ağaçları tutuşturmak mümkündür…

Efendi davul sesi ile uyanıyor, bekçinin gecesi nasıl geçti, nereden bilecek.

Ekmek yerine güneş olsa sofrasında, güneş yüzü görmezdi kimse kıyamete dek cihanda.

Padişahken zulmedersen, padişahlıktan sonra dilenci olursun.

İnsanlarla münasebetin ateşle münasebetin gibi olsun. Çok uzaklaşma donarsın; çok yaklaşma yanarsın!

Söyle mürüvvetsiz eşek arısına, bal vermez madem, sokmasın bir de.

İnsan ruhunu iki şey karartır: susulacak yerde konuşmak ve konuşulacak yerde susmak.

El alemi ayıplarıyla anan bir kimsenin, senden de teşekkürle bahsedeceğini zannetme!

Salih adam dilenirse ancak kendi nefsinden dilenir ve ondan hırsı terk etmesini ister. Çünkü her saat “ver” diyen bir nefis, sahibini zillet içinde köy köy dolaştırır…

Gönlünün dertli olmasını istemezsen, dertli gönülleri dertlerinden kurtar.

Soysuzlara karşı soysuzluk etmek mümkündür. Lâkin insan olanın elinden köpeklik gelmez…

Gönlünün perişan olmasını istemiyorsan, perişan olanları gönlünden çıkarma.

Üç şey sürekli kalmaz; ticaretsiz mal, tekrarsız bilgi, cesaretsiz iktidar.

Güzel bir kadın bir mücevher, İyi bir kadın bir hazinedir.

Öğüdü, tesir etmeyeceğini bildiğin bir kimseye verme, ey şaşkın. Elinden dizgini kaçırmış olan zavallıya, “oğlum yavaş sür” denmez…

İnsan dilini tutup konuşmadıkça, ayıbı da hüneri de gizli kalır.

Hepimizin kendimize özgü kusurları vardır. Hepimiz aslında çatlak kovalarız. Büyük planda hiçbir şey ziyan edilmez. Kusurlarınızdan korkmayın. Onları sahiplenin. Kusurlarınızda gerçek gücünüzü bulduğunuzu bilirseniz eğer, siz de güzelliklere sebep olabilirsiniz.

İnsan, ya insan gibi akıllıca söylemeli yahut hayvanlar gibi susmalıdır!

Ey fakir! Sen halk yolunda oyun çocuğu sayılırsın. Büyüklerin eteğini bırakma. Mayası bozuk kişilerle düşüp kalkarsan, izzet ve vakalarını kaybedersin. O halde büyüklerin eteğine yapış. Talebeler çocuktan daha acizdir. Hocalar ise muhkem duvar gibidir. Yeni yürüyen çocuk duvara tutunarak yürür. Sen de yeni yürüyen çocuk gibi alimlerin muhkem duvarına tutunarak yürü.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir