Sponsor Bağlantılar


Sevgiliye Aşk Mesajları

Sana muhtaç olduğum şu anda gel, yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel.

Adını kalbime aşkla süsledim, yıllar yılı bir tek seni düşledim, bilmem ki nasıl bir günah işledim, selamın geliyor sen gelmiyorsun.

Ey Sevgili! Bir geceliğine değiş tokuş etseydik yüreğimizi, taşıyabilir miydin acaba bendeki seni.

Öyle bir çık ki karşıma, her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi, az kalsın ölüyormuşum gibi hissedeyim seni.

Güneşin bile buz tuttuğu bir yerde yanan bir şey görürsen bil ki o senin için yanan kalbimdir.

Aşk; görmekten çok özlemeyi sever, dokunmaktan çok düşlemeyi.. Ve aşk öyle haindir ki; nerde imkansız varsa gider onu sever.

Seni unutmak için ant içtim gözlerin geldi aklıma vazgeçtim.

Gecemi aydınlatan ay gibisin ve ben mehtabında elimde kadeh, kalbimde yanan ateşi söndürmeye çalışıyorum, bu ateş beni öyle sarmış ki, ne yapsam söndüremiyorum.

Kül olmuş ateş yanar mı, buz tutmuş su akar mı, bu gözler seni sevmiş başkasına bakar mı?

Hasret ve özlem sevdiğinle güzel, karşımdaki senin gibi olunca özel, tut onun elinden ya da gönlünden, bak o zaman ayırabiliyor mu ecel?

Başını göğsüme yasladığında tek bir düşmanım vardır: o da geçip giden zaman…

Yarınlarımın tek anlamı, bugünlerimin heyecanı, gözlerimin ışığı, bedenimin can damarı sensin bir tanem benim…

İçim o kadar senle doldu ki… İnsanlar seni gözbebeklerimde görürler diye bakmaya korkar oldum.

Çayımda ki şeker gibi, ekmeğimin tuzu gibi, gözlerimin feri gibi, hayatımın anlamısın sen sevgilim, bendeki can gibi cansın içimde sevgilim…

Aynaya bakınca kendimi değil kocaman bir yürek. Ve o yürekte ondan da büyük bir sen gördüm.

Sponsor Bağlantılar


Seninle unuturum acıyı kederi, seninle unuturum çektiğim dertleri, sen mutluluksun seviyorum seni, sen benimsin bu can senin sevgili…

Yaşadığım her an seni özlemeye itiyor beni, ağır geliyor yokluğun beklediğimsin, özlediğimsin, özlemimsin…

Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamı taşısaydı ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın, inan ki bir tanem her gün yağmur yağardı.

Çünkü aşk, yaralıyken asla bulamayacağınız garip bir kan grubudur.

Bir muammadır “AŞK”, kiminin vicdanına atılan taş, kiminin fakir gönlüne katılan aş, kiminin de gözünden akıtılan yaştır “AŞK”.

Aşk davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki.

Denir ya aşk iki kişilik, yalan! Aşk bile bile delilik. Bide hayat müşterektir denir. Buda yalan çünkü aşk acısı hep tek kişilik.

Tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın; bense hep arkandan ağladım.

Yanağına düşen kar tanesi eriyip dudaklarına indiğinde ve o bir damla serinliği biriyle paylaşmak istediğinde yüzünü rüzgâra dön, ordayım!

Sen kalbime giren bir sevda kurşunusun, seni ya orada bırakacaklar ya da çıkarırken canımı alacaklar…

İnsanlar tanıdım yıldızlar gibiydi, hepsi parlıyordu, hepsi gökteydi. Ama ben seni, güneşi seçtim, bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim?

Hani gözler vardır sözleri anlatır, hani sözler vardır gözleri anlatır, bir de aşk vardır seni anlatır.

Sıkıntı çekecek kadar gücüm, acı çekecek kadar sabrım kalmasa da seni sevecek kadar kalbim her zaman vardır.

Hasretinle dağları deleceğim bu aşkla kendime geleceğim bir ömrüm daha olsa inan yine bir tek seni seveceğim.

Bir insanı sevmek onunla yaşlanmayı kabul etmek demektir benim için. Ben seni seviyorum ve bir ömür boyu seninle olmak istiyorum.

Kuyruklu yıldızlar vardır, dünyaya yetmiş yılda bir gelirler. İnsanlar onu hayatı boyunca belki bir kez görürler. Ben o yıldızı gördüm, o da sensin bir tanem?

Sen dünyaya sürgün bir meleksin ve ben seni o kadar çok seveceğim ki bir daha cennetine geri dönmek istemeyeceksin.

Sen bazen zifiri karanlık gecemin güneşi, sen bazen hayatın cesaret veren mutluluk yanı ve sen her zaman sevgimin tek nedenisin

Bir deniz düşün “susuz”, bir gece düşün “uykusuz”, bir insan düşün “sevgisiz”, bir bahar düşün “çiçeksiz”, bir de beni düşün “sensiz”.

Ne seni unutmak için bir çabam var ne de aşkımı körükleyen bir rüzgâr. Ne seni görmeden durabilecek kadar güçlüyüm ne de görmeye dayanacak kalbim var.

Hadi gel tut ellerimi! Benimle yan! Benimle meydan oku her çaresizliğe! Benimle uyu benimle uyan. Birlikte varalım nice yıllara.

Ne zaman tutsam ellerini gözlerimin önünden mevsimler geçer, ne zaman gözlerin gözlerime değse samanyolundan bir yıldız düşer.

Yatağını gül yapraklarıyla, rüyalarını papatyalarla süsledim, üzerini sevgimle örttüm tüm kâbuslarını da ben aldım ki sen rahat uyu bir tanem!

Yaprak döken gençliğimin satır aralarında altı kırmızıyla çizilmiş ve tırnak içine alınmış suskunluğumun baş harflerisin.

Seni yıldızlara benzetiyorum yıldızlar kadar parlak, yıldızlar kadar ulaşılması zorsun ama yıldızlar milyonlarca sen bir tanesin.

Aşk dudaklarda kahkaha değil, gözlerdeki yaştır. Maksat sevgi uğrunda ölmek değil, uğrunda ölecek sevgili bulmaktır.

Hadi uyandır beni söyle gördüğüm zamansız bir düş mü? Hadi git, uzaklaş, yokluğuna inandır beni. Gerçekten yoruldum her bulduğum yerde seni kaybetmekten.

Bir demet gül vermek isterim sana. Güllerden güzelsin aslında. Gülü bir gün, seni sonsuza dek seviyorum.

Buruk hasret dolu geceleri öldüreceğim bir gün bu ayrılık şarkılarını kurşuna dizeceğim ve seni benden ayırdığı için kaderimi mahkemeye vereceğim.

Gözlerin nehir kirpiklerin köprü olsa, ben üzerinden geçerken ipler kopsa ve düştüğüm yer dudakların olsa.

Güller anlatsın sana olan sevgimi, güller anlatsın yalnızlığımı, çaresizliğimi? Yavaş yavaş eriyen yüreğimi güller anlatsın ben anlatamadım.

Bulutlara yükledim hasretimi, rüzgârlarla yolladım sevgimi, yağmurlar yağdırdım gözyaşlarımla küçük melekler gönderdim seni öpmeye! Geldiler mi?

Eğer gökyüzü bir parça kâğıt, deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi. Seni o kadar çok seviyorum ki.

Biliyorsun her gökkuşağının bittiği yerde bir hazine saklanırmış. Gökkuşağını takip ettim geçenlerde sende bitti. En değerli hazinemsin benim, canımsın.

Benim sevgim zaman ve uzaklıkla sınırlı değil, zamanı kaldırınca aynı andayız uzaklığı kaldırınca aynı yerdeyiz, o zaman her an ve her yerde seninle beraberiz…

Kahretsin unutamıyorum ama normaldir, çünkü o benim kalbimle beynim arasında çelik halattan asma köprü kurdu, nice tır konvoyları geçti köprü sallanmadı bile.

Ben mavi, sen gökyüzü. Ben deniz, sen dalgası. Ben beden, sen can. Söyle şimdi, dalgasız deniz, cansız beden, sesiz bir ben olur mu hiç?

Sen bir güneşsin etrafında birçok gezegen var. Ama unutma ki ben de bir dünyayım ve bir tek ben de hayat var.

Çölün suya duyduğu özlem bile, Benim sana duyduğum aşkın yanında hiç kalır! Ben sana kavuştuğum gün, Çöller gözyaşlarımla ıslanır…

Şu uzun gibi görünen ama gayet kısa hayat yolunda çare olmasa da ağlamak! Mümkün mü ki ağlamamak…

Hayatıma bir yalnızlık çöküyor sen uyuyunca, gecenin karanlığında kayboluyorsun usulca, her sabah gözlerimi açtığımda, yaşamaktan önce sen geliyorsun aklıma.

Geceyi sana yazdım güneşi sana, alev alev yanıyor içimdeki sevda, yetmiyor söndürmeye denizler, ebedi aşk için hazır bu can adanmaya.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir